Ana sayfa E-mail
  Sayın Adnan Oktar'ın Yabancı Medya Kuruluşlarıyla 25 Mayıs 2007 tarihindeki basın toplantısı
  Sayın Adnan Oktar'ın Objektif Programı için verdiği 24 Mayıs 2007 tarihli son röportaj
  BAV'nın 23 Mayıs 2007 tarihinde düzenlediği basın toplantısı
  BAV'nın 19 Mayıs 2007 tarihinde düzenlediği basın toplantısı
 
  EVRİMCİLER DİKKAT:
FOSİLLER EVRİMİ REDDEDİYOR
 
  Ayetler
  Sn. Adnan Oktar ve
BAV Hakkında Görüşlerim
  Bir Kafkas Seyyidi olan Sn. Adnan Oktar'in Şeceresi
  BAV ile Olan Tanışıklığım
  Sn. Adnan Oktar'ın kitapları ile ilgili mütalaalar
  Dilekçeler
  BAV Mensuplarının aileleri iftiraları yalanlıyor (video)
  BAV Mensuplarının aileleri iftiraları dilekçelerle yalanlıyor
 
  Hz.Mehdi'nin geleceğini söyleyen ehl-i sünnet alimleri

 

 

Star TV'de yayınlanan 17 Nisan 2007 tarihli Objektif Programı'nda Sn. Adnan Oktar ile yapılan röportajın deşifresi

 

Basında çıkan BAV ve Sayın Adnan Oktar ile ilgili haberler

 

Star TV'de yayınlanan 22 Mart 2007 tarihli Objektif
Programının deşifresi

 

BAV Mensuplarının ailelerinin TBMM'deki görüşmeleriyle ilgili haberler

 

Kızkardeşim Hüma Babuna'nın 15 Mart 2007 tarihli Habertürk ana haber bültenindeki açıklamaları:

 

Kızkardeşim Hüma Babuna'nın açıklamaları

 

Sayın Adnan Oktar'ın Tempo Dergisi ile Yaptığı Röportajdan Bölümler

 

Kadir Çelik'in Objektif Programlarından Bölümler

 

Cevat Babuna'nın Bilim Araştırma Vakfı Adına Katıldığı Konferanslar Ve Övücü Sözleri

  Sabetaycı Basın Çıldırdı

Pek Yakında Açılacak Sitelerim:


www.babuna.net
www.babuna.org

 

 

 
- Hüma Babuna .org
- Eda Babuna .com
- Tuba Babuna .com
- Ebru Akyüzalp.com
- Sinem Tezyapar.com
- Oktar Babuna İftiralara Cevap Veriyor.com
- Babuna Cevap.com
- Cevat Babuna'ya Cevap.com
- Hüma Babuna Cevap.com
- Çalınmış Gençler.com
- Adnan Oktar Aileler.com
- Işıldar Cevap.com
- Hüma Babuna Evrime Cevap.com
- Eda Babuna Darwin'e Cevap.com
- Babuna Yeğenleri.com
- Ceylan Özgül.com
- Selda İnal.com
- Koç Cevap.com

 


 

MEHDİLİK İLANINI BOŞ YERE BEKLEMEYİN

Mehdilik ilan edilen bir müessese değildir. Mehdi insanlığa, bulunduğu yerden hal verir. Onun olduğu her yerde Allah’a iman ve bağlılık artar. Allah'ın izniyle, Mehdi'nin verdiği bu feyz ile Allah'a inanç, tüm dünyaya dalga dalga yayılır. İnsanların imanı pekişir, Allah korkuları artar. Materyalizm ve ateizm gerilemeye başlar. Geniş bir iman ve hidayet artışı hareketi başlar. Delalete düşen insanların sayısı giderek azalır. Allah'ın "Hadi", yani "hidayet veren" sıfatı, tüm dünyada yayılarak tecelli etmeye başlar. 'Mehdi' kelimesi, Allah'ın 'Hadi' isminden türemiştir ve ‘hidayete yönelten’ anlamındadır. Mehdi, Allah'ın insanların imana girmesine vesile ettiği bir nokta-i istinaddır (dayanak noktasıdır). Mehdi'nin hidayetlerine vesile olmasıyla, insanlar dalga dalga imana girer.

Dünya çapında insanların artık Darwinizm’e inanmadıkları duyulur. Allah inancına bağlı olarak, Allah yolundaki her türlü dindar hareket giderek güçlenir. İnsanlarda sevgiye, şevkate eğilim artar. Terör ve anarşide, şiddet eylemlerinde gerileme başlar. Şeytan, gittikçe köşeye sıkışmaya başlar. Gücü kırılır ve faaliyet alanı gittikçe daralmaya başlar.

Mehdi'nin fikir sistemi, her kitapta, her yazıda, her TV kanalındaki konuşmada kendini hissettirir. Bu şekilde zincirleme bir etki sistemi meydana gelir. Bilen bilmeyene anlatır. Öğrenen bir diğerine öğretir. Böylece bir eğitim ve irşad gelişimi oluşur. Siyasette, bilimde, sanatta, iktisatta, kısacası hayatın her alanında etkisini açıkça hissettirmeye başlar. Fert fert bütün insanlarda açıkça bir iman heyecanının etkisi görülür. Sonuçta, Mehdi evinde iken, fikri iktidarda olur.

Bu nedenle "Ben Mehdiyim" diyen bir insanın çıkışını boş yere beklemeye gerek yoktur. Çünkü Mehdi icraatı ile hissedilir. Hüsn-ü zan şeklinde bilinir, hissedilir ama söylenmez. Dolayısıyla da bu konuda bir iddiada bulunulmaz. Mehdi'nin kendisi de, çevresi de böyle şey iddia etmez. Çünkü Mehdilik bir iddia makamı değil, bir ispat makamıdır. Allah inancı, iman, sevgi her yere hakim olduğunda, "Mehdi gelmemiştir" demenin imkanı var mıdır? Bu duruma kimin sebep olduğu açıkça bilinir ve hissedilir. Ayrıca Mehdi'nin böyle bir iddiada bulunmaya ihtiyacı da olmaz. Çünkü Mehdi, makam-mevki hırsı içinde değildir. Yalnızca Allah'ın rızasını ve rahmetini hedeflediği için asla böyle bir beklentisi olmaz.